Motor Safety Foundation (MSF)’ın sitesinde yer alan, Basic Rider Course ( Temel Sürücü Dersi ) başlıklı yazının Yol Stratejileri (Street Strategies) adlı bölümden Türkçe’ye çevirilmiştir.

Yol Stratejileri

Bölüm A – Konum Belirleme

Yolda, şartlar sürekli değişir. Sorumluluk sahibi bir sürücü olarak, motosikletinizin tüm kontrolünün sizde olmasının öneminin farkındasınız. Eksiksiz bir hazırlık, keyifli, güvenli ve duyarlı bir sürüşün anahtarıdır. Sürüş kıyafetlerinizin ve sürüş öncesi kontrollerinizin önemini zaten biliyorsunuz. Öyleyse, trafikte riski yönetmek için gerekli sürüş stratejilerine dikkatimizi verelim.

Şerit Seçimi: Çok şeritli yollarda, hem sizin yolu iyi görebilmeniz, hem de yoldakilere görünebilir olmanız için yerinizi ayarlayın. Trafiğin ve yol durumunun el verdiği ölçüde kendinize bir güvenlik koridoru oluşturun.

Şerit Konumları: Bir şerit içinde konumuzunu doğru seçmeniz diğer araçların yol açacağı rüzgar etkilerini önleyeceği gibi, tehlikeleri görmenizi ve onlardan kurtulmanızı, sizinle diğer araçlar arasında güvenlik koridoru oluşturmanızı ve bunu korumanızı sağlar. Diğer araçların arkasında gizlenmeyin. Kendinizi öyle ayarlayın ki önünüzdeki araçlar aynalarından sizi görebilsin. Olası tehlikeleri görmenizi sağlayacak bir konum, diğer sürücülerin de sizi daha önce germelerini kolaylaştırır.

Bölüm B – Görünür Olmak

Birçok motosiklet kazası diğer sürücülerin, artık çok geç oluncaya kadar motosikletleri görmemelerinden kaynaklanmaktadır. Motosikletler daha küçüktür ve araba ve kamyonlar kadar çok değildir. Bu yüzden trafikte farkedilmeleri ve diğer sürücüler için hızlarının tahmin edilmeleri daha zordur. Diğer sürücülere varlığınızı ve ne yapmak istediğinizi belli etmeniz gerekmektedir. Daha görünür olabilmek için bazı öneriler şunlardır:

Giysi: Açık renkli kıyafetler ve parlak bir kask kullanın. Kıyafletlerinizde, kaskınızda ve motosikletinizde yansıtıcı maddeler bulundurun.

Far: Gündüz bile olsa farınız açık olsun.

Sinyaller: Niyetinizi sinyallerinizle belirterek diğer sürücülerle iletişim halinde olun. İşiniz bittiğinde dönüş sinyallerinizi kapatmayı unutmayın. Yanlış bir sinyal karmaşaya yol açabilir çünkü niyetinizi doğru şekilde belli etmemiş olursunuz.

Fren Lambası: Yanıp sönen bir fren lambası, sabit bir lambadan daha görünürdür. Yavaşlama öncesinde ve sırasında fren lambasını yakıp söndürün (tabiki acil durumlar dışında).

Korna: Dikkat çekmek için kornanızı kullanın, ama ona güvenmeyin. Birçok sürücü onu duymayabilir.

Bölüm C – Sürücü Radarı

“Yol Taraması”(veya sürücü radarı) sizi etkileyen birçok riski farketmenize yardımcı olur. Kullanabileceğiniz 3 tane “yol zamanlaması” vardır. Bunlar, 2 saniye takip mesafesi, 4 saniye acil yol gözlemi, 12 saniye beklenen yol analizidir.
İlk yol zamanlaması, 2 saniye takip safesidir. Yol durumu ideal (yani minimum tehlikede, en iyi koşullarda) olduğunda en kısa mesafe olarak kabul edilir. Mükemmel sürüş koşulları değiştiğinde (örneğin yol tutuşunun ya da görüş mesafesinin azalması, sürücü yorgunlu gibi…) zaman ve mesafe kavramlarının arttırılması gerekmektedir. İşte 2 saniye takip mesafesinin uygulanışı:

Önünüzdeki direk ya da kaldırım gibi sabit bir noktayı seçin
Öndeki araç o noktayı geçtiği anda, içinizden seksensekiz-seksendokuz (2 saniye) deyin; eğer belirlediğiniz noktaya henüz varmadıysanız, takip mesafeniz en az 2 saniyedir.

Toplam duruş mesafesini belirleyen 3 unsur:

Algılama mesafesi : siz bir şeyi farkedinceye kadar katettiğiniz mesafe
Tepki mesafesi : siz tehlikeyi anlayıp frene basıncaya kadar geçen sürede kattetiğiniz mesafe
Frenleme mesafesi : frenlere basıp duruncaya kadar katettiğiniz mesafe

Daha güvenli bir sürüş için en azından ideal sürüş şartları azaldığında 3-4 saniyelik bir takip mesafesinde olmaya özen gösterin.

İkinci yol zamanlaması 4 saniye acil yol gözlemidir. Yolunuzun sonraki 4 saniyesi içindeki herşey acil olarak kabul edilir,çünkü birşey ters gittiğinde hızlı bir cevap vermeniz germekmektedir. Dört saniye, sabit tehlikeler ile yolunuza aniden çıkan canlı ya da cansız nesnelerden, kıvırmaca ve/veya fren yardımı ile kurtulabilmeniz için yeterli zaman ve alanı verecektir. Üçüncü yol zamanlaması ise 12 saniye beklenen yol analizidir. Doğru arama teknikleri önünüzdeki 12 saniyenin taranmasını gerektirmektedir. Bu, varmanız için o kadar zaman geçmesi gereken alana iyice bakmanız demektir. Acil olmadan önce bir duruma hazırlanmanız için zaman sağlar.

Bölüm D – Akıl Yürütme

Güvenli sürüş el ve ayaklardan çok göz ve zekanın kullanım becerisidir. Büyük olasılıkla trafikle baş edebilmek için bir çeşit akıl yönetimi kullanıyorsunuz. Bu yöntemlerin bazıları formül haline getirlimiş ve hepsi güvenliği arttırıcı karar alma yaklaşımları oluşturmaktadır.
Güzel stratejilerden biri ADU’dur. ADU, Arama, Değerlendirme ve Uygulamayı temsil eden bir kısaltmadır.

Arayın: Arama olası faktörler ve riskler için ciddi bir tarama demektir. Arama size karar almanız için gerekli bilgileri sağlar. Arama, önünüzdeki tehlikenin ne olduğunu öğrenmekten biraz daha fazlasıdır. Aynı zamanda arkadaki ve yanlardaki alanları da içerir. Sık sık aynalarınızı kullanın ve kör noktalarda (aynalarınızdan görülmeyen bölgelerde) neler olduğunu farkedebilmek için başınızı arkaya çevirin. Birçok motosikletin yan taraftan daha uzağı görebilmek için tümsek aynası vardır, ancak bu derinlik algılamasını (nesnelerin ne kadar uzakta olduğunu) da bozar.

Gözler hiç bir nesneye bir saniyeden fazla takılmamalıdır. Trafikte önemli elemanları öncelik sırasına koymak önemlidir. Üç kategoride arama yapın: 1) yolun ve yüzeyin nitelikleri, 2) trafik işaretleri ve işaretçileri, ve 3) diğer sürücüler. Her hangi bir zamanda bu üçü birleşerek önemli olan etkenleri oluştururlar.

Değerlendirin: Değerlendirmek demek sorunları önceden tespit etmek demektir. Bu, baş edilemediğinde kazaya yol açabilecek risk ve karmaşaları oluşturan faktörlerin sürekli farkedilmesidir. Bu, en iyi sonucu elde edebilmek için en kötünün sezilmesidir. Bu, tehlikeli bir duruma dönüşmeden önce risklerin birbirinden ayrılmasıdır. “Ya olursa…” diye bir oyun oynadığınızı düşünün; eğlence ve enerji dolu bir oyun. Trafik işte çoğu zaman böyle bir yapbozdur çünkü diğer sürücüler çoğu zaman anlaşılamazdır.

İyi bir risk yönetiminde zaman ve mekan ihtiyaçlarının belirlenmesi önemlidir; çünkü bu yolla güvenliğin sınırları çizilebilir. Güvenliğinizi sınırlarını belirleyen üç faktör şunlardır:
1) sizin becerileriniz ve sınırlarınız, 2) motosikletinizin becerileri ve sınırları, ve 3) yol/trafik şartları. Örneğin, eğer becerilerinizin üstünde bir hareketi gerektirecek bir manevra ihtiyacına düşerseniz, güvenliğinizin sınırlarını aşmış olursunuz. Ya da, eğer yeterli zaman ve alan yoksa, ve siz motosikletinizin dönüş ve/veya fren becerilerinin üzerinde bir hamleye giriştiyseniz yine güvenlik sınırlarınızı aşmış olursunuz.

//////////////// Sürücünün Yeteneği ve Sınırları \\\\\\\\\\\\\\\\\
Motosikletin Yeteneği ve Sınırları——–Yol ve Trafik Durumu
\\\\\\\\\\\\ Zamansal ve Alansal Güvenlik Sınırları /////////////

Uygulayın: Güvenli sürüş, üstün manevra becerilerine gerek duyacağınız durumları ortadan kaldırmak için, üstün akıl stratejilerine ihtiyaç duyar. İyi sürücler, bilinçli bir şekilde trafikte kazaya sebep olabilecek etkenleri azaltır, ancak gelişmiş manevra becerilerine de sahip olmayı bilir. Uygulama evresini oluşturan üç adım vardır. Bunlar: 1) hız ayarı, 2) pozisyon ayarı, ve 3) niyetinizi bildirmektir.

Bölüm E – Yaygın Sürüş Durumları

Daha önceden söylendiği gibi kazaların baş sebebi birçok etkenin bir araya gelmesidir ve kendinizi ADU yöntemini kullanarak bu durumlardan kurtarabilrsiniz. İşte size karşılaşabileceğiniz bazı yaygın sürüş durumları. Güvenlik sınırları içinde kalabilmek için ADU’yu ya da benzer yöntemleri uygulamak her zaman gereklidir.

Kavşaklar: Sizinle trafik arasındaki en büyük olası karmaşa kavşaklardadır. Bir kavşağa varmadan çok önce ne olabileceğini bilmek önemlidir. Bağlantı yolları ve ara yollarla kesişim noktaları da kavşak olarak kabul edilmelidir. Bağlantı yolları, park alanları, yan caddeler çabucak bir tehlikeye dönüşebilir. Bir kavşağa gelirken bu dört adımı takip etmek önemlidir.
Arkanızdaki trafiği kontrol edin
Yaklaşılan trafiği kontrol edin
Soldaki trafiği kontrol edin
Sağdaki trafiği kontrol edin

Sınırlı görüş olan kavşaklarda özellikle dikkatli olun. Sizi gizleyebilecek çevresel etkenlerin farkında olun.

Durduğunuz zaman, dönüş ya da bir ışık için beklerken, arkadan yaklaşan araçları kontrol edin. Birisi arkanızdan yaklaştığında fren lambanızı yakıp söndürün. Bir kaçış planınız olsun ve birinci viteste kalın. Kavşaktan geçeceğiniz sırada, ne olursa olsun bir iki saniye bekleyin, ışık kırmızıya döndükten sonra da geçenler olabilir.

Trafik yoğunluğuyla çalışan işaretler motosikletler için bazen sorun yaratabilir. Yoldaki sensörler bir aracın varlığını tespit edip trafik ışığının değişmesine yol açar. Ancak bazen bu sensörler varlığınızı tespit edemeyebilir. Tespit edilebilme şansını garantilemek için sensörlerin bulunduğu yerde bekleyin. Genellikle yolun yüzeyinde belirgin olurlar.

Bir duruştan sonra dönerken, becerikli bir debriyaj ve gaz kontrolü doğru bir şerit konumlamasını sağlamanıza yardım edecektir. Başınızı ve gözlerinizi yukarda tuttuğunuzdan ve nereye gidecekseniz oraya baktığınızdan emin olun.

Kavşaklar arasındaki yolların da kendilerine has riskleri vardır.

Sürüş sırasında güvenlik koridoru bulmak ve kullanmak önemlidir. Bu diğer araçların kör noktalarının dışında kalmak ve diğer trafikle hemen hemen aynı hızla gitmek demektir. Aynı zamanda park ceplerinden çıkan araçları görmek ve yolunuza çıkan yayaları farketmek de önemlidir.

Plakanıza yapışan sürücüler tehlike yaratırlar. Motosikletler kadar çabuk duramayabilirler. Bu sürücülerin ADU’nuzu engellemelerine izin vermemelisiniz. Genellikle, en iyi seçenek, kendinize yumuşak ve dereceli bir yavaşlama olanağı sağlayacak zaman ve alanı yaratabilmek için önünüzdeki araçla takip mesafenizi arttırmaktır. Böylece, plakanıza yapışan sürücünün acil duruş yapmasına gerek kalacak durumları engellemiş olursunuz.

Plakanıza yapışan sürücülere cevap verebilmeniz için diğer seçenekler:
Fren lambanızı yakıp söndürün (niyetinizi belli edin)
Dereceli bir şekilde daha fazla alan yaratmak için hızınızı düşürün (hızınızı ayarlayın)
Şeridinizi ihlal etmesini engelleyecek bir şerit konumu seçin (şeridinizi korumak için yerinizi ayarlayın), veya şerit değiştirin.
Arkanızdakinin sizi geçmesi için bir sokağa veya park yerine sapın.

Virajlar: Birçok viraja sahip yollar çok büyük bir eğlence olabilir, ancak ADU yöntemi herzaman kullanılır. Kaza araştırmaları motosiklet kazalarının yüzde 40’ının virajda yoldan çıkmaktan kaynaklandığını göstermiştir. Tek araçlı kazaların ana sebebi budur. Görüşün sınırlı olduğu yerlerde daha dikkatli olun ve daha fazla güvenlik için hızınızı ayarlayın.

Temel viraj alma yönteminden -yavaşla, bak, it ve yatır- daha önce bahsedilmişti. Bu her viraja uyar, ancak hızı biraz daha sabit tuttuğunuz azalan yarıçaplı virajlarda biraz değişir.

Bir viraja yaklaşırken viraj hakkında bilgi “Arayın”. Yarıçapı ve eğimi nedir? Yüzey yapısı ve durumu nedir? Başka hangi trafik var? Bütün viraj görünür mü? Virajdan sonra ne oluyor?

Bu bilgiler ışığında, durumu “Değerlendirin”. En temel iş uygun viraj çizgisini ve giriş hızını belirlemek, sabit hızla giderken iyi bir şerit konumunda kalmak ve her türlü soruna hazırklıklı olmaktır.

Öyleyse Yavaşla/Bak/İt/Yatır tekniğini doğru zamanlamayla “Uygulayın”.

Kavşaklar kadar tehlikeli olmasa da, park alanları gibi dar alanlarda yapılan manevralar uğraştırıcı olabilir. Düşük hızlarda dönüş çalışın ve zıt tarafa ağırlık verme tekniğini uygulamayı unutmayın. Gövdenizin üst kısmını dönüşün zıt tarafına doğru verin ve yine zıt taraftaki pege daha fazla ağırlık vererek basınç uygulayın. Dengeye ve dönüşüye yardımcı olmak için yine dönüşün zıt tarafına doğru selenizde kayabilirsiniz.

Park güvenliği için bazı ipuçları:

Bir kaldırım kenarında, iki araçlık bir alan arasına park edecekseniz, motosikletinizi bu kaldırıma bir açıyla park edin. ( Not: Bazı şehirlerin motosikletleri paralel şekilde park etmeleri konusunda kuralları vardır. )
Eğer yan ayak kullanıyorsanız, fazladan sabitlik için gidonu sol tarafa doğru kırın ve güvenlik için kitleyin.
Orta ve yan ayakların, sıcak asfalt gibi yumuşak yüzeylerde batması motosikletinizin yere düşmesine sebep olabilir. Bunu önelemek için, bu ayakların altına koyulabilecek aliminyum ya da benzeri düz bir nesneyi yanınızda taşıyın.
Özellikle bir yokuş üzerine park ediyorsanız, motosikletinizi birinci viteste bırakın.

Engeller:

Verimli bir şekilde sürekli arama ve değerlendirme yapmanız, logar kapakları, hız tümsekleri veya çöküntü, katı nesneler gibi engellerden kaçınmanıza yardımcı olur. Eğer bir engelden kaçamadıysanız, seleden yükselin ve bacaklarınızı bir şok emici gibi kullanılın.

Bazı ipuçları:

Zamanın ve trafiğin elverdiği kadar yavaşlayın.
Mümkünse 90 derece açıyla yaklaşın.
Hedefe kitlenmeyi bırakın ve gözlerinizi ileriye odaklayın. Engel belirlendiği andan itibaren ADU’yu kullanmaya devam edin.
Engele ulaşmadan önce yavaşça dizlerinizi kırarak ayağa kalkın.
Gidonu sıkıca tutuun, frene ya da debriyaja basmayın.
Ağırlığınızı arkaya verin (gidonu çekmeyin ya da ona asılmayın) ve ön tekerlek engele temas etmeden az önce yavaşça gazı açın (bu ön tekerlekteki ağırlığı azaltarak engeli aşmanıza yardımcı olacaktır).
Motosiklet sabitlenene kadar oturmayın (sele yukarı çıkarken siz oturmak istemezsiniz).
ADU’yu kullanmaya devam edin.

Şerit değiştirme:

Şerit değiştirmek araba kullanırken yapılana benzer. Aynalarınızdan trafiği ve yanlardan gideceğiniz yönü kontrol ettiğinizden emin olun ( başınızı arkaya çevirerek kör noktalarda neler olduğunu bakın ). Tümsek aynalarınızın yan etkilerini unutmayın; nesneler aynalarda göründüklerinden daha yakındır. Diğerlerini uyarmak için önceden sinyalinizi verin. Ve şerit değiştirdiğiniz anda sinyalinizi kapatmayı unutmayın.

Geçişler:

ADU geçişlerde hayati önem taşır. Bir defada bir araçtan fazlasını geçmeye çalışmamalısınız, aralarından bir tanesi önünüzde sola kırabilir. Bir geçişi tamamlamak için:

Uygun bir takip mesafesini koruyun ve şeridinizin en soldaki üçte birlik tarafında kalın.
Uygun bir boşluk gördüğünüzde, şerit değiştirceğinizin sinyalini verin.
Uygun zamanı ve alanı seçmenizi sağlayacak şerit alanında durup, ivmelenin ve şeridi değiştirin (Uzun araçları geçerken rüzgar patlamaları ve türbülans konusunda hazırlıklı olun).
Alan için ayna ve kafa kontrolü yapın.
İyi bir şerit konumuna geçin ve sinyalinizi kapatın.
ADU’yu kullanmaya devam edin.

Tepeler :

Eğimsiz düz bir alanda hızınızı ayarlamak için doğru viteste olmak ne kadar önemliyse, inişli çıkışlı yollarda da en doğru vitesi seçmeyi bilmek bir sürücü için o kadar önemlidir. Dik yokuşlarda bir düşük vites kullanılmalıdır. Bu hem yukarı tırmanışta çekişi ve hareket kabiliyetini artırır hem de inişlerde motor frenini kullanarak hızı kontrol etmenize yardımcı olur.

Yokuş üzerinde motosikletinizi çalıştırmak ayrı bir beceri ister. Debriyajınızı kavrama noktasına doğru kaldırırken, geriye kaymasını önlemek için freni de kullanmak güzel bir tekniktir. Genellikle arka fren kullanılır; ama denge için iki ayağınızı da kullanmanız gerektiğinde, debriyajı yavaşça kavrama noktasına getirip biraz gaz vermeye başlayıncaya kadar ön freni kullanabilirsiniz. Debriyajı kavrama noktasında tutmak, hareket edinceye kadar motosikletin olduğu konumda kalmasını da sağlayabilir. Böyle bir alanda hareket edebilmek için düz bir alanda gerektiğinden daha fazla gaz vermeniz ve debriyajı kavrama noktasında daha uzun süre tutmanız gerekebilir.

Gece Sürüşü:

Gecenin karanlığı, siz ve diğer sürücüler için görüş mesafesini azaltır. Daha görünür olmak için, renkli, yansıtıcılı malzemeler kullanın. Motosikletin ışıklarını, özellikle de uzun farınızı, doğru yerde kullanın. Yer ve yön değiştirirken sinyallerinizi kullanın ve bir kavşakta beklerken, yavaşlarken, fren lambanızı yakıp söndürün.

Çizik ve kirden uzak bir göz koruma kullanarak görüşünüzü sağlamlaştırın. Gece sürüşünde, kaplamalı veya renkli lensleri kullanmaktan kaçının. Gece sürüşünün en zorlu yanlarından biri farların üstesinden gelmektir. Bu duruş mesafesinin görüş mesafesini geçtiği zamandır. Hızınızı mantıklı bir seviyede tutun. Öndeki araçların ışıklarını kendi görüşünüze yardımcı olmak için kullanın.

En İyi Frenleme ve Kıvırmaca

Birçok fren sistemi ön ve arka fren için ayrı uygulamaya sahiptir. Bununla beraber düşük hız manevralarını etkileyebilecek çeşitler de vardır. Motosikletinizin fren sistemi hakkında kullanım kılavuzunuza başvurun.

Bütünleşik Fren Sistemi : Arka frenin kullanılması, biraz ön frenin de kullanılmasını sağlar.
Bağlı Fren Sistemi : Ön ya da arka frenin kullanılması diğer frene de bir miktar basınç yapılmasını sağlayacaktır.
Kilitlenmeyi Önleyici Fren Sistemi (ABS) : Frene en sert şekilde basıldığında bile tekerleklerin kitlenmesini önlemek ya da en aza indirmek için geliştirilmiş sistemdir.

Düz Bir Hat Üzerinde Frenleme:
Motosikleti en kısa mesafede durdurabilmek edinilmesi gereken en büyük becerilerden biridir. Bu tekniği taze tutabilmek için güvenli alanlarda yapabildiğiniz kadar alıştırma yapın.

Bunu yapabilmenin en iyi yolu iki freni de aynı anda hiçbir tekerleği kitlemeden olabildiğince kullanmaktır. Aynı anda yumuşak bir şekilde ön freni sıkın ve arka freni uygulayın. Bedeninizi merkezde tutun ve aşağı değil ileriye bakın. Bu düz bir şekilde gitmenize yardımcı olacaktır.

Virajlarda Frenleme:

Viraja girildiğinde, iyi bir fren için gerekli yol tutuşun (lastiklerin yerle temas ettiği alanın) azaldığını hatırlamak önemlidir. Toplam yerle temas alanının bir kısmı virajı almak için kullanıldığından, frenleme için daha az temas alanı kalır.

Virajda hızlı bir duruşun anahtarı motosikletinizi olabildiğince çabuk düzeltmek (dik seviyeye getirmek) ve böylece en fazla yol tutuşunu sağlamaktır. Eğer yol ve trafik koşulları izin veriyorsa, en iyi frenleme (düz bir hat üzerinde frenleme) için önce motosikletinizi doğrultun ve gidonu düzeltin (ortalayın), ardından frenleri kullanın.

Frenlemeden önce motosikletinizi doğrultmanızı engelleyecek durumlar olabilir. Bu durumlara örnek olarak sol bir virajda yoldan çıkma veya sağ bir virajda gelen trafikle karşılaşma tehlikesi verilebilir. Böyle durumlarda frenleri yumuşak ve giderek artan şekilde kullanın. Yatma açışı azaldıkça frenlere daha fazla basınç uygulayabilirsiniz.

Duracağınız anda motosikletinizi doğrultmayı unutmayın.

Ön Tekerleğin Kilitlenmesi

Ön freni yumuşak, akıcı ve aşamalı bir şekilde kullanmanın önemi vurgulanmalıdır. Yavaşlama sırasında ağırlığın ön tarafa iletilmesi zaman alır. Eğer ön fren birdenbire sıkılırsa ve ön tarafa ağırlık transferi sayesinde olacak ekstra yol tutuşu sağlanmadan önce yüksek fren basıncı uygulanırsa, tekerlek kitlenebilir ve kızaklanabilir. Bu hemen gidon kontrolünün ve denge yeteneğinin kaybedilmesiyle sonuçlanacaktır. Eğer böyle bir durum oluşursa, ön tekerleğin dönüşüne devam edebilmesi için hemen ön freni bırakın ve doğru bir şekilde tekrar fren uygulayın. Yanlış bir uygulama “alçak düşüş”e yol açabilir (Motosiklet yana yatar, siz de onunla beraber yatıp, yan taraftan düşersiniz).

Arka Tekerleğin Kilitlenmesi

Arka tekerleğin kilitlenmesi ve kızaklanması, ani duruşlarda veya ani hız düşüşlerinde, motosikletin ve sürücünün ağırlıklarının arka tekerlekten ön tarafa doğru transfer olmasıyla gerçekleşir. Bu, arka lastiğin yol tutuşunu ve dolayısıyla arka tekerleğin kilitlenmesi için gerekli basınç miktarını azaltır. Arka lastik kaydığında, dönüş yeteği yitirilir.

Arka tekerlek kaymaya başladığında yapılabilecek en büyük yanlış, arka tekerleğin ön tekerlekle aynı doğrultuda olmadığı bir anda arka freni bırakmaktır. Eğer arka tekerlek, gidilen yol ile aynı doğrultuda olmadığı bir zamanda, kaymayı bırakıp dönmeye başlarsa, motosiklet bir anda doğrulacak ve büyük ihtimalle kontrol kaybına yol açacaktır. Ciddi şekilde yaralanmanıza yol açacak bir şekilde, “yüksek düşüş” ile, motosikletin üstünden atılmış olursunuz.

“Yüksek düşüş” kontrollü bir şekilde arka tekerleği kilitli bırakarak ve duruncaya kadar kayarak önleyebilirsiniz. Eğer bir düşüş gerçekleşirse, bu bir “alçak düşüş”; olur ve sadece kısa bir mesefe için düşmüş olursunuz.

Eğer arka tekerlek ön tekerlek ile aynı hizaya geldiyse, freni bırakarak ve tekerleğin dönüşüne devam etmesini sağlayarak kontrolü tekrar ele geçirmek mümkündür. Sadece ve sadece iki tekerlek aynı hizaya geldiği zaman arka freni bırakmayı düşünmelisiniz.

Kıvırmaca
(Not : Bu terimin Türkçe çevirisinde Donald Duck’ın kullandığı kelimeyi kullanıyorum.)

İyi arama teknikleri, kıvırmacaya gerek kalmadan bu durumları ortadan kaldırabilir. Eğer durmak bir çözüm değilse, kazayı önlemek için kıvırmak uygun olabilir. Araştırmalar 29 km/h’nin üzerindeki hızlarda, araba boyutundaki engelleri aşmak için fren yapmaktansa kıvırmacanın daha uygun olduğunu göstermiştir. Kıvırmaca için yeterli zaman ve mekana sahip olduğunuza emin olun.

Kıvırmaca, temelde biri engeli aşmak, diğeri ise tekrar eski konuma dönmek için gerekli iki zıt dönüş (kontra) hareketinden oluşmaktadır. Bütün dönüşlerde olduğu gibi, ikisi de uygun elciğin ileri doğru itilmesiyle (sağa gitmek için sağa, sola gitmek için sola) gerçekleştirilir. İlk basınç hızlı bir şekilde engeli aşmak için kasten sert yapılmalıdır.

Kıvırmaca yaparken, motosikletinizi yatış açısını vücüdunuz yatışından bağımsız kılın; yani motosiklet yatarken siz dik durun. Bu motosikletin daha çabuk yatmasını sağlayacaktır. Dizlerinizle tankı sıkıca tutun ve ayaklarınızı peglere sağlam basın. Engele kilitlenmeyi bırakın ve kaçacağınız alana doğru bakın.

Sabit hızınızı koruyun ve kıvırmaca sırasında frene basmayın. Kıvırmaca, en fazla dönüş permorfmansıyla yapılmalı, yani yol tutuşunun tamamı hızlı bir dönüş için ayrılmalıdır. Kıvırmaca sırasında herhangi bir fren, buna motor freni de dahil, lastikleri tutunma limitinin ötesine taşır ve kaymaya neden olur. Eğer kıvırmaca yapmadan önce, yavaşlamak için yeterli zaman ve alana sahipseniz, önce yavaşlamak için frenleyin, ardından freni tamamen bırakıp kıvırmaca yapın. Eğer ikinci bir engeli aşmak için fren gerekicekse, yapılacak en iyi şey, ilk engelden kıvırmaca ile kurtulduktan sonra motosikleti düzeltinceye kadar frenlemeyi ertelemektir.

Bölüm G – Özel Durumlar

Mükemmel olmayan bir dünyada yaşıyoruz. Bazen etmenler gelişip kolay farkedilmeyen sorunlara yol açarlar. Bilgi ve güzel bir sürüş stratejisiyle, riskler yönetilebilir.

Yağmurlu-kaygan yüzeyler: Yağmurun başladığı ilk birkaç dakika, yol yüzeyinin en kaygan olduğu zamandır çünkü yağ ve çamur suyla birleşir. Eğer yüzey koşulları, su tahliyesine olanak sağlıyorsa (suyun lastik altında birikerek lastiği kaydırmasını önlüyorsa), diğer araçların lastik izlerini takip edebilirsiniz. Yağmurun başladığı ilk zamanlarda yolun en kaygan hali oluştuğundan sürüşten kaçınmak en akıllıca hareket olacaktır. Yatışa duyulan ihtiyacı azaltmak ve güvenlik sınırları içinde kalmak için hızınızı azaltın. Metal kapaklar, köprü ek yerleri, tren yolları, boyalı/kaplamalı çizgiler, yapraklar ve tahta ıslak olduklarında teklikeli tuzaklardır.

Aşınmış yollar: Yoğun trafiğin olduğu yerlerde, şeritlerin araba ve kamyonların lastiklerinin geçtiği yerlerinde aşınmalar oluşur. Bu alanlarda yağmur birikebilir ve bu alanlara girdiğiniz zaman yeterli tahliyeyi yapamadığından lastiklerinizin yerle teması kesilebilir. Mümkün olduğunca bu bölgelerden kaçının ve suyun en az olduğu yerden gidin.

Dağınık yüzeyler ve çöküntüler: Bu bölgeler kum, çakıl, kaya, çerçöp ve benzin, yağ, soğutucu gibi sıvıları içerir. Çivi ve keskin metal nesneler gibi lastiğinize zarar verebilecek maddelerden kaçının. ADU(Arama, Değerlendirme, Uygulama)’yu kullanmayı unutmayın.

Zift ve asfalt kalıntıları : Bu alanlar, özellikle sıcak havalarda kaygan olurlar. Onları önceden farkedin ve doğru şerit konumunda olun.

Buz/kar parçaları, çamur, yosun ve bitkiler: Bu alanlar gerçekten kaygan olabilirler. Onları önceden tespit edip hızınızı azaltın. Kaygan yerlerden geçerken, debriyajı kullanmayı ve gereğinden fazla yatmaktan kaçınmayı isteyebilirsiniz.

Taçlı(tepeli) yollar: Bu tip yollar, suyun birikmesini önlemek amacıyla ortaları yükseltilmiş yollardır. Sol virajlarda daha dikkatli olun çünkü bu tür yollarda yüzey açıklığı azalır ve mümkün olan yatış açısı düz bir yoldakine göre daha az olur.

Yağmur olukları ve köprü demirleri: Bu tür alanlar kontrolü kaybetme ve gezinme hissi yaratsa da kontrol için ciddi bir tehdit değildirler. Rahat bir şekilde gidonu tutun ve ani hareketlerden kaçının.

Çıkıntı, çatlak ve raylar: Bunlar birer engeldir, o yüzden onları 90 derece açıyla geçin. Dengenizi korurken, hızınızı da kontrol altında tutun ve ağırlığınızı dengelerken, hafifçe ayağa kalkın. Yolunuza paralel gibi gözüken engelleri geçerken, onlardan yeterince uzaklaşın, sonra da onlara en azından 45 derecelik bir açıyla yaklaşın ve hızlı, keskin bir dönüş yapın.

Artçı ve Kargo

Artçı: Bir yolcuyu taşımak motosikletin sürüşünü etkileyebilir. Ağırlık motosikletin harekete geçmesini zorlaştırır ve hızlanma yeteneğini azaltır. Geçiş için daha fazla zaman ve alan gerekir. Aynı zamanda duruş mesafesini de uzatabilir. Dönüşlerde ve viraj içlerinde sabitliğiniz de azalabilir.

İşte birkaç ek ipucu:

Kullanım klavuzundaki bilgiler doğrultusunda yayları ve lastik basınçlarını ayarlayın.
Artçınızın da uygun giyseleri giydiğinden emin olun.
Artçınız motosiklete binerken iki ayağınızı yerde ve elinizi de frende tutun. Motosikletiniz çalışır durumda ve vitesiniz de boşta olsun.
Ani hızlanma ve yavaşlamalardan kaçının, özellikle tecrübesiz yolcularla iken, virajlarda motoru çok ani yatırmayın.
Artçınız şu kuralları izlemelidir:
a. Sürücünün beline ya da kalçasına tutunun.
b. Duruşlar dahil her zaman ayağınızı yolcu peglerinde tutun.
c. El ve ayaklarınızı sıcak ve hareketli parçalardan uzak tutun.
d. Dönüş ve virajlar doğrultusunda sürücünün omuz hizasından bakın.
e. Sabitliği etkileyebilecek ani hareketler yapmayın.
f. Bir engeli geçerken, hafifçe ayağa kalkın.

Kargo: Yük taşırken dikkat edilmesi gereken üç nokta vardır: ağırlık, yer ve güvenlik.

Ağırlık: Tüm motosikletlerin üretici tarafından belirlenen bir yük kapasitesi vardır. Bu, motosikletin boş ağırlığıyla, yolcu, sürücü dahil maksimum taşınabilecek ağırlığın toplamı arasındaki farktır. Tank çantaları ve yan çantalar da ağırlığa katıkada bulunur. Bunları da aşırı yüklemeyiniz.

Yer: Bir motosikletin boyu ve ağırlığına göre, iki tekerleği de olduğu düşünüldüğünde, yükün nerede taşındığı önemlidir. Ağırlığı düşük tutun, mümkün olduğunca motosikletin merkezine yakın tutun ve kesinlikle yanlara eşit olarak dağıtın. En ağır maddeleri, kafanızın tepesi ve iki aks arasındaki bölge ile oluşan “yük üçgeni”nde taşıyın. Eğer bir tank çantası kullanıyorsanız, bunun komforunuzu ve gidon hakimiyetinizi etkilemediğine emin olun. Bagaj alanları ve yan çantalar yük taşımak için en iyi yerler gibi gözükse de, motosikletin arkasına fazla ağırlık vermek, ön tekerleğe düşen ağırlığı azaltacağından bir derecede kontrolünüzü bozabilir. Yaylar etkilenmese bile, fazla ağırlık yön kabiliyetini bozabililir.

Güvenlik: Yükün güvenli olduğundan emin olun. Sadece motosikletiniz için üretilmiş aksesuarları kullanın. Gevşek yükleri bir kordonla ya da ağla sabitleyin. Hareketli parçaları veya ışıkları engellemeyin. Ve sarkıp tekerleklere yakalanacak yükler taşımayın. Yükleri susturuculardan uzak tutun.

Rüzgarlı Durumlar

Güçlü, sabit veya fırtınalı rüzgarlar sizi ve motosikletinizi etkileyebilir. Bu etkiler hemen her yerde olabilir ve açık veya dağlık alanlarda sık görülür. Sabit rüzgarlar gidon üzerinde basınç ayarlamaları yapmanıza yol açar. Rüzgar şiddetini azaltıp arttırıken ona cevap vermeye hazır olun.

Tır, otobüs gibi uzun araçları geçerken hava akımı (türbülans) oluşabilir. Hava akımı hem sizinle aynı yönde giden araçları geçerken hem de zıt yönde trafik olduğunda oluşabilir. Sizi geçen araçlar da hava akımına yol açabilir. Sürekli olayları değerlendirin ve şerit konumuz ile ihtiyaç olduğunda elciklere uygulayacağınız basıncı ayarlamaya hazır olun.

Hayvanlar

Köpekler bazen motosikletleri kovalarlar. Tehlike ısırılmaktan çok hayvanın tekerlekler arasına girmesinden kaynaklanır. Yaklaşan bir köpek görüldüğünde, iyi bir sürücünün yapacağı hareket, bir vites küçültmek, ardından kesişim noktasına varmadan hızı arttırmak olacaktır. Kontrolü zorlaştıracağından köpeğe tekme atmaya çalışmayın.

İnek veya geyik gibi daha büyük hayvanlar daha farklı sorunlar ortaya çıkarır. Bu hayvanların hareketleri daha zor anlaşılır ve onlara çarpmak bir araca çarpmak kadar zarar verici olabilir. Bu gibi tehlikeler söz konusu olduğunda ADU tekniğini daha keskin bir şekilde kullanın ve kendinize fazladan zaman ve alan yaratın. Eğer bu hayvanlardan biri yol kenarında gözükürse, en güvenilir hareket ona ulaşmadan önce durmaktır. Sonra hayvanın orayı terketmesini bekleyin ve yürüyüş hızında ordan ayrılın.

Lastik Patlaması

Modern, iç lastiksiz (şambrelsiz) lastiklerde, lastik patlamaları enderdir ama yine de meydana gelebilir. Bunun en büyük sebebi lastik basınçlarının çok düşük olmasıdır. Lastikleri sıksık kontrol edin ve üreticinin tavsiyeleri doğrultusunda şişik tutun.

Eğer bir patlak oluşursa, elcikleri sıkıca tutun, ama oluşan titreme ya da zikzakları düzeltmekle uğraşmayın. Hızınız yavaş ve kontrol altında oluncaya kadar vites düşürmekten ve frenlemeden kaçının. Eğer trafik izin verirse, kademeli bir şekilde yavaşlayın ve yolun kenarına doğru hareket edin. Eğer fren gerekliyse, sağlam lastikteki freni kullanın. Kötü durumdaki tekerleğin frenini kullanırsanız, lastik canttan ayrılabilir ve bu kontrol kaybıyla sonuçlanabilir. Bütünleşik fren sisteminlerinin “sadece arka fren”in kullanımına ve bağlı fren sistemlerinin tek fren kullanımına izin vermediğini unutmayın. Bu iki sistemden biriyle donatılmış motosikletlerde “sadece sağlam tekerlek” ile fren yapmak mümkün olmayabilir ve böyle bir durumda fren mümkün olduğunca hafif yapılmalıdır.

Debriyaj Telinin Kopması

Bazı motosikletler kabloyla yönetilen debriyaja sahiptir. Eğer bu kablo koparsa, debriyaj işlevsiz kalır. Bu uygunsuz bir durumdur, ama bir panik sebebi değildir. Eğer kablo duruyorken koparsa, motoru durdurmak için frenleri sıkıca tutmaya devam edin. Eğer bu sürüş sırasında gerçekleşirse, vites değiştirmek daha zor olacaktır, ancak motosiklet yardım alınabilecek güvenli bir yere gelinceye kadar sürülebilir. Daha fazla dikkat gereklidir. Durmanız gerektiğinde, aşamalı bir şekilde yavaşlayın, ve hız izin verdiğinde vitesi düşürün. Durmadan önce vitesi boşa alın; aksi takdirde duruş sarsıntılı olacak ve motor stop edecektir.

Titreşim/Zikzak

Zikzak, motosikletin arkasının nispeten yavaşça salınması (gidip gelmesi) iken, titreşim gidonun genellikle güçlü bir şekilde sallanmasıdır. Bunlar birbiriyle ilişkili ancak ayrı denge (kararlılık, stabilite) sorunlarıdır. Genellikle fazla ağırlığın yanlış yerde olmasından kaynaklanır. Bununla beraber aşınmış veya gevşek bağlantılar ile inik ya da düzensiz aşınmış lastikler gibi mekanik problemlerden de kaynaklanabilir.

İki durum için de çözüm aynıdır. Gidonu sıkıca tutun ama onunla savaşmayın. Yumuşak ve akıcı bir şekilde gazı bırakın ve aşamalı yavaşlayın. Frenlere dokunmayın ve titreşim ya da zikzağı önlemek için hızlanmayın. Bazı durumlarda, tankın üzerine doğru eğilerek ağırlığınızı öne vermek işe yaramaktadır.

Bölüm H – Zayıflıklar

Alkol

Alkol güvenliği etkileyen depressant(durgunlaştırıcı) bir ilaçtır. Riskleri arama kabiliyetinizi, kazaya yol açacak etmenleri değerlendirmenizi ve uyum içinde fiziksel hareketleri uygulamanızı engeller.

Alkol Kullanımı

Motosiklet kullanmak büyük miktarda akıl uyanıklığı ve fiziksel beceri ister. Bu kimyasallar sürücünün yeteneklerini olağanüstü bir biçimde etkiler. Alkolün motosiklet kazalarına katkısı büyüktür. Bu sürücülerin üçte birinin (Amerika için) kandaki alkol seviyeleri yasal sınırın üzerindeydi. Geri kalan üçte ikilik kesim sadece bir kaç bardak içmişti, yasal sınırın altındaydılar, ama akılsal ve fiziksel becerilerini zarara sokmaya yetecek kadar içmişlerdi.

Motosikletler sürücüleri kazalarda, araba ve kamyon sürücülerinden daha çok hasar alırlar çünkü daha az korunmaktadırlar. Bazı insanlar alkol aldıktan sonra asla motosiklet sürmezler. Diğerleri kendilerini ve başkalarını yaralama riskine girmeye isteklidirler.

Alkol gibi depresan maddeler, beden fonksiyonlarını yavaşlatırlar. Alkol daha ilk içkiden itibaren etkisini gösterir ve hızlı bir şekilde kana karışır. Alkolün ilk etkisi görüş özelliklerini azaltmak ve doğru yargıya varmayı zorlaştırmaktır.

Kandaki Alkol Oranı

Kandaki alkol oranı arttıkça zayıflığın derecesi de artar. Bir erkeğin bedeni, saatte “bir içki”nin etkisini giderecek kadar çalışır. Bayanların bedeni ise bu oranın dörtte üçü oranında çalışır. Eğer bir insan, bedenin etkisini giderebileceği orandan daha fazla içerse, alkol kanda birikmeye başlar. Kandaki alkol oranı %0.05’i geçtiği anda birçok insan etkilenir.

Kandaki alkol oranı üç faktörle belirlenir: 1) tüketilen alkol miktarı, 2) ne kadar zaman içinde tüketildiği, ve 3) beden ağırlığı. Bir içkinin kabul edilen tanımı içinde yaklaşık 14 gram saf etil alkol olan içeçektir.
Bir kutu bira, bir bardak şarap ya da bir şat likör (42 gram) aynı miktarda alkol içerir.

Bir insan içki içtikçe kandaki alkol birikir. Örneğin, bir adam bir saatte iki içki içtiyse, o saatin sonunda bir içkinin alkolü atılmış olacak ancak diğerinin alkolü hala kanda dolaşacaktır.

Fiziksel boyut da kandaki alkol oranı için önemlidir. Aynı orana sahip olmak için, daha küçük bir insan daha büyük bir insana göre daha az içki tüketmelidir.

Kanlarındaki alkol oranını kontrol etmeye çalışan insanların şansı pek yoktur çünkü ilk olarak karara varma yetenekleri zarar görür. Ve bu bozukluk yasal sınıra ulaşmadan çok önce olacağından yapılabilecek en doğru şey içkiyi sürüşten ayırmak olmalıdır.

Engel Olmak

Bir kişi çok fazla içtiğinde, bu kişinin risk almasını önlemek diğerlerinin sorumluluğundadır. Kimse bu işe karışmak istemez ancak sonuçlar çok büyük olabilir.

İşte bazı ipuçları:
– Diğerlerini çağırın: Ne kadar çok insan engel olmaya çalışırsa, başarı şansı o kadar artar.
– Dönüşü ayarlayın: Eve dönmesi için başka bir yol bulun.
– Onu yavaşlatın: Dikkatini başka aktivitelere verin.
– Dönüşü geciktirin: Sürücünün motosiklete binmemesi için bahaneler bulun ve alkol içermeyen içkiler ve yemeklerle zamanı geçirin.
– Motosikleti parkedin: Eğer sürücü durdurulamıyorsa, alın ve anahtarları saklayın.

Diğer Zayıflıklar

Yorgunluk/Uykusuzluk

Yorgun şekilde sürüş yapmak riski arttırır çünkü akıl ve duyular o kadar iyi yanıt vermez. Bitkin bir durumda sürüş yapmak felaketi çağırır. Yorgun olduğunuz bir sürüş, size trafikteki önemli anahtarları farketmeniz için daha fazla zaman ve alan harcatır. Uykusuzluğun kazalara katkısı giderek artmaktadır. Sadece tamamen uyanık ve zihinde olduğunuz bir zamanda sürüş yapmak önemlidir, çünkü ancak bu sayede trafiğe cevap verebilirsiniz.

Duygular

Kişisel duyguların sürüşe etkisini belirlemek pek kolay değildir, ancak uzmanlar öfkenin, sıkıntının ve stresin güvenli bir sürüşü zorlaştırdığında hemfikirdir. Diğer sürücülere ve yollara meydan okuduğunuz saldırgan bir sürüş, yarış pistlerine ve trafiğe kapalı sürüş alanlarına saklanmalıdır ve ancak doğru eğitimleri aldıktan sonra yapılmalıdır. Birçok okul motosikletinizi daha üstün sürmenizi sağlayacak eğitimleri vermektedir.